Gündüzlerin Kısa Olmasıyla İntihar Oranlarının İlişkisi

İntihar konusu dünya için önemli olduğu gibi Türkiye için de önemli. Çünkü TÜİK verilerine göre 2000 yılı için 2.80 olan kaba intihar hızı, 2021 yılına gelindiğinde 4.94 seviyesine ilerlemiş durumda. Kaba intihar hızı burada her bin kişide görülen intihar oranını ifade eder. 

İnsanın yaşamını sonlandırma davranışı olan intihar; zorlu psikolojik, duygusal veya sosyal koşullar gibi birçok faktörden etkilenir. Araştırma verilerine göre bu faktörlerden biri de iklim. “Soğuk iklimler mi, yoksa sıcak iklimler mi intihar oranlarını artırıyor?” sorusuna araştırmacılar farklı cevaplar veriyor.

Güneş’in doğmadığı o günlerde bir şey yapmak istemememizin bir nedeni de mevsimsel depresyon olabilir.

Araştırma verilerine göre Güneş’in azlığı ve günlerin kısalığı, psikolojik sağlık üzerinde birçok etkiye sahip olabilir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında yani daha karanlık ve soğuk havalarda, insanlar kendilerini daha düşük bir ruh hali içinde bulabilirler. Bu ruh halini tanımlamak için mevsimsel depresyon ya da kış depresyonu ifadesi kullanılıyor.

Soğuk İskandinav ülkeleri ve intiharlarla gizemli ilişkileri

Soğuk iklimlerin etkili olduğu dönemlerde araştırmalara göre kişiler genel olarak kendilerini uykusuz, yorgun, üzgün hissedebilirler. Ayrıca ilgi kaybı ve kilo değişiklikleri de görülebilir. Fakat bu durum, intihara kadar varır mı burası biraz soru işaretleri barındırıyor. Çünkü intihar oranlarının yüksek olduğu iddia edilen soğuk İskandinav ülkeleri 2023 için intihar oranlarının yüksekten düşüğe doğru sıralandığı listede ilk 10 da bile yer almıyor.

Listede dördüncü sırada Güney Kore, yedinci sırada Litvanya, dokuzuncu sırada Rusya onuncu sırada ise Güney Afrika var. Oranların yüz bin üzerinden hesaplandığı daha detaylı listeye buradaki linkten ulaşabilirsiniz. Bu ülkelerde intihar oranları 20’nin üzerinde. İsveç, Norveç, Finlandiya gibi İskandinav ülkelerinde ise intihar oranları 15 civarında. Türkiye’de ise bu oran söz konusu listede 2,4 civarında. TÜİK verileri ise biraz daha farklı. 

İskandinav ülkelerinde bu durumun gündem olmasının nedeni insan hayatına verilen önemden ve intihar gibi bir olgunun önüne geçmek için geliştirmeye çalıştırdıkları politikalardan kaynaklanıyor olabilir. 

Türkiye için tersini iddia eden araştırmalar da var;

Türkiye’de 2002 ile 2019 yıllarında gerçekleştirilen intiharları inceleyen bu araştırmada yaz aylarında intihar oranlarının daha yüksek olduğu bulunulmuş. Aynı durum İskandinavya, Grönland, Japonya ve Hindistan’daki intihar verilerinde de görülmüş. İntihar oranları kış aylarından ziyade sıcak yaz aylarında artış göstermiş. Küresel ısınma ile beraber yeryüzünde oluşan sıcaklık artışının intiharları da artırabileceği endişesinden dolayı araştırmacılar bu konuya ayrı bir önem gösteriyorlar. 

Sıcak aylarda artan bu intiharların gerçek nedeni aslında bilinmiyor. Fakat araştırmacılar biyolojik bir neden olarak vücudun sıcak aylarda salgıladığı kortizol hormonunun miktarında yaşanan artıştan kaynaklanabileceğini düşünüyorlar. Çünkü bu hormonda yaşanan artış uyku kalitesini azaltır, kişilerin fiziksel aktivite rutinlerinde bozulmalar ortaya çıkarır. Bu da psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etkiye sahip olabilir. 

İntiharların birçok nedeni bulunuyor;

İntihar davranışının risk faktörleri arasında, bazı can sıkıcı durumlar yer alıyor maalesef. Bunlar arasında depresyon, alkol veya madde kullanımı, kronik rahatsızlıklar, yalnızlık ve sosyal izolasyon, travma ve kötü muamele geçmişi, stresli olaylar, işsizlik, ilişki sorunları ve sürekli taciz veya zorbalık gibi faktörler sayılabilir.

İklim şartlarına bağlı oluşan düşük modunuzu yükseltmek için uygulayabileceğiniz şeyler de bulunuyor.

Kötü hissettiğiniz zamanlarda dinlenmek ve rahatlamak için kendinize biraz zaman ayırın. Ulaşabileceğiniz ve yapabileceğiniz hedefler belirleyin. Egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, uyumak gibi temel ihtiyaçlarınıza özen gösterin.

Eskiden yapmayı sevdiğiniz ya da yapmayı istediğiniz henüz vakit bulamadığınız hobilerinizle ilgilenin. Yapmaktan keyif aldığınız aktiviteler yapın. Aile üyelerinizden ve arkadaşlarınızdan sosyal destek almaya çalışın. Psikolog, psikiyatrist gibi uzmanlardan profesyonel yardım alın.

Kaynaklar: The Swaddle, Research Gate, World Population Review, Yakın Doğu Üniversitesi, TÜİK

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir